-En son burada mıydınız? +Sonra bir kez metroda karşılaştık, ama gözlerime bakarak konuştuğu son yer burası. -Gözlerine baktığında peki? +Sesi birkaç saniye arkadan geliyor gibiydi. Söyleyeceklerini önce gözleriyle söylüyor, sonra hiçbir şüphe kalmasın diye sözleriyle kesinleştiriyordu kararını. -Ne hissettin peki? Kızdın mı ona?+Onu dinliyordum, yüreği buz tutmuş gibiydi. Eminim o […]

isim vermek istemiyorum ama projeksin’da birkaç arkadaş bu ara tank’a takmış öyleyse ben de şöyle giriş yapayım. karnıma tanklar giriyor gibi seni düşünüyorum prensesim. gerçekten ama mübalağa yok. inşallah tatlı bi şey olursun da bu yaşadığım acılara değersin. ben bu kadar acı çekiyoken gidip de en çok babanı seversen büyük […]

dingil kelimesini ilk kez duyduğum 19 yaşım şahit ki bugün bir norveçliye sevgili kelimesi yerine öğretildi. artık makyaj yapmayacağım kararımın üzerinden 12 dakika geçmeden ruj sürerken buldum kendimi ki kararlarımın arkasındayım utanmadan. arkadaşım sevgilisiyle günde yeteri kadar su içmediği için kavga etti ki bence bu mükemmel bi şey. annem aldığı […]

bir başlangıç cümlesi bulmalıydım her şeye başlamak için çünkü en kolayı başlamaya karar vermek en zoru başlayabilmektir. sevmeye karar vermek kolaydır ama sevmeye başlayabilmek tam bir kaostur. sevmeye başlayabilir miyim? bir insanı sevmek için önce ondan izin istenmesi taraftarıyım. bir insan sevmenin sadece sizi ilgilendirdiğini düşünüyorsanız ya bencilsinizdir ya da […]

gidemediğim şehirler dönemediğim evimdin ki köyler terk ettimboynunda terli beziyle çapa yapan babalarımıunlu önlükleri ve hamurlu elleriyle annelerimibindiğim otobüslerde neden hep güneşli taraf ya rabbve bileklerinlen kazandığım son koltuğu aldım ki tercihen cam kenarıydım canına olamadığım kenar kadar camdan kenarbaşımı yaslamam ki taşlık yolda sallandıkça migrenim tutarben migreni tutmadıkça migren beni […]

-ankara çok gri bee ne mavi var ne yeşil -sen o grileri maviye ve yeşile boyayabilecek bi kadınsın ama bence kırmızıya boyardın diyaloğumuzun geçtiği yerler hala gri. sen beni gözünde biraz fazla mı abarttın? onur geçenlerde “adem havva olayı yalanmış be abi ispatladılar maymundan geldiğimizi” dedi elinde bira şişesiyle. onur sanki […]

kadın yaratılmamdan mıdır bilmem aşık olduğum zaman karşımdaki insan oğlummuş gibi seviyorum. gün içinde ne yediğini merak ettiğimi, dışarı çıktığında başına bir şey gelmesin diye dualar ettiğimi, konuştuğu kişileri inceleyip “bu çocuk kesin zarar verir aslanıma konuşmasın bunla” diye kendi kendime kararlar verdiğimi, sana güveniyorum etrafa güvenmiyorum savunmalarımı, çorapsız gezme […]

göz içimdekinin içini göremediğinden yetersizkalp sevmesi gerekeni sevemediğinden acizyer sağlam değilbir insanın elleri başka bir insana dokunmayı öğretebilirsenin ellerin bana dokunmayı öğretebilirdiayaklarım yere sağlam basmasaydı dokunmayı öğrenmek isteyebilirdimçok mantıklı olmam gereken zamana denk geldin kahretsinşimdi bana dokunmayı öğretirsen annemden okkalı bir beddua yersinekin bana kesin küser ayaklarımı yerden çekersemseni sevmiyorum […]

birbirimize ayırdığımız zamanı kendimize ayırsaydık eğer belki bulabilirdik içimizdeki sevgiyi. ama biz kendi içimizdekine bakmadan birbirimizin içindekiyle ilgilendik. yanlış kimde yok yanlış yok çünkü insan böyle ve biz de herkes kadar insanız işte. içimizdekilerden birbirimize yer kalmadığını görünce sinirlendik. sen sinirlenince gidenlerdendin ben siniri geçmeden gitmeyenlerden. boyuma posuma bakmadan sana […]

kanımda birden guitar sesleriah ordan çalmaparmak uçlarım tanımak isteyebilir senialnımdaki damardan çıkacaksın dışarıbiraz daha hafif daha sakinbb king dinleyelim“ay em vit yu olveys” diyelimyoo yo bu gece eloy açmasevesim gelir seniannenin sen bebekken kestiği saçınben büyükken kestiğim saçımdolanıverir birbirine bizden habersizdeniz uzakken girmemelisin damarımaalnımdaki damardan çıkacaksın ah diyorum ya dışarıbilmiyorsun […]